Muğla Sivil Toplum Teşekküllerinden Arakan Tepkisi

Haber Tarihi : 31.08.2017 16:55:10 Myanmar ordusu ve Budistler tarafından Arakanlı Müslümanlara yönelik devam eden saldırılar Muğla Sivil Toplum Teşekkülleri tarafından kınandı. Memur Sen, İHH, İlim Yayma Cemiyeti, TÜGVA, Yeşilay Cemiyeti, Hayrat Vakfı, MUKEV, Hüdai Vakfı, Erbakan Vakfı, Ensar Vakfı, MÜSİAD, Ege Yıldızları, İrfan Derneği ve AGD temsilcilerinin hazır bulunduğu kınama eyleminde açıklamayı Memur-Sen İl Başkanı Önder Uçak yaptı.
A +   A -

Uçak yaptığı açıklamada, “Myanmar’da (Burma), Rakhayn Eyaleti’nin kuzeyinde 25 Ağustos gecesi meydana gelen saldırıların ardından Myanmar ordusu ve Budistler tarafından Arakan’lı Müslümanlara karşı katliam yapılamaya başlandı. Ordu güçleri ve Budist rahipler öncülüğünde şiddeti giderek artan ve yaygınlaşan saldırılar sonucunda son üç günde Arakan’ın çeşitli köylerinde en az 2-3 bin Müslümanın katledildiğine ve 100 binden fazla Müslüman’ın da yerinden edildiğini dair vahim haberler ulaşıyor. Maalesef Bangladeş sınırının da kapalı olması nedeniyle yüz binlerce Müslüman katledilme tehlikesiyle karşı karşıya” dedi.

“Arakanlılar öz yurtlarında garip”

Budist Burma hükümetinin Arakan’daki zulümleri 1942 yılından beri hiç durmadan devam ettiğini belirten Uçak, “Arakan’lılar BM’ye göre de bu çağın en mazlum halklarından biri durumunda. Zira Arakan’da yaşanan zulüm ne dünya kamuoyunun gündemine girebilmekte ne de şimdiye kadar zulmü hafifletecek ciddi bir girişim söz konusudur. 1982 yılında Arakan’lı Müslümanların vatandaşlıkları ellerinden alındı. Arakan’lılar yüzyıllarca bağımsız olarak yaşadıkları öz vatanlarında “Öz yurdunda garip, öz vatanında parya” durumuna düşürüldüler” dedi.

“Batı dünyası kılını kıpırdatmıyor”

Birkaç güçlü devletin çıkarlarını korumaktan başka bir işe yaramayan BM, mazlum milletlerin yaşadıkları zulümleri kınamak için bile ABD’nin, Çin’in, Rusya’nın iznine baktığını belirten Uçak, “BM ve BMGK tarafından yapılan tek şey ölü ve yaralıları sayarak rapor hazırlamak. Bu vahşi katliamları engellemek için ise bugüne kadar en küçük bir girişimde bulunulmuş değil. İnsan hakları söylemi şampiyonluğunu kimseye bırakmayan lafazan Batı dünyası da yaşanan katliamları durdurmaya yönelik kılını kıpırdatmıyor. Komisyon raporları ve kınama faaliyetlerinin ise katliamlar karşısında hiçbir anlamı yok. BM ve diğer uluslararası örgütlerin Müslümanlara yönelen zulüm karşısındaki sessizliği mevcut zulümleri artırmakta ve yeni zulümlere davetiye çıkarmaktadır. Ancak hemen şunu da eklemeliyiz ki bu zulmün diğer bir ortağı da, kendi milletine uygulanan zulüm karşısında sesini yükseltmek ve çözüm üretmek yerine üç maymunu oynamayı tercih eden İslam dünyasıdır. İslam dünyası ülkeleri biran önce harekete geçmelidir. Bu bağlamda Türkiye’nin İİT’nın toplanarak gerekli adımları atması konusundaki çağrısını destekliyoruz. Bu bağlamda İslam ülkeleri hükümetlerini, İslam dünyasındaki bütün kurumları, dünyadaki bütün insan hakları ve yardım kuruluşlarını gerekli sorumluluğu almaya, Arakan’ı BM ve diğer örgütler nezdinde dünya gündemine taşımaya, saldırıların durdurulması için Myanmar hükümetine baskı yapmaya, yanı sıra Arakanlı Müslümanlara fiili destek sunmaya çağırıyoruz” dedi.